HUKUK SÖZLÜĞÜ
En kapsamlı ve devamlı büyüyen içeriğiyle hukuk sözlüğü
Karabet
Yakınlık
Karâr-gîr
Kararlanmış; kararı verilmiş; karara bağlanmış
Kârine
Ipucu; belirti; bilinen bir olgudan bilinmeyen bir olgunun (sonucun) çıkarılması
Karineyi hal
Duruma göre
Karye
Köy
Karz
Ödünç
Kasıt
Uygun olmadığını bilerek yapılan eylem.
Kast
Kanunun suç saydığı bir eylemi ve onu meydana getirecek hareketin sonuçlarını bilerek ve isteyerek işlemek iradesi
Kat'
Kesme; kesilme; karar verme; sona erdirme
Kat irtifakı
Yapılmakta veya ileride yapılacak olan bir binanın yapımı borcunu ve bina tamamlandığında da kat mülkiyeti kurulması yükümünü doğuran bir irtifak hakkı.
Kat maliki
Bağımsız bölümler üzerinde kurulan kat mülkiyeti hakkına sahip olan kişi.
Kat malikleri kurulu
Kat mülkiyetine konu taşınmazdaki bütün kat maliklerinin oluşturduğu kurul.
Kat mülkiyeti
Bir yapının bağımsız bölümleri üzerinde kurulan, arsa payı ve anagayrimenkuldeki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyet hakkı.
Katibi adil
Noter
Kâtib-i adil
Noter
Katip
Yazıcı,daktilograf,yazman.
Katiyet kesbetmek
Hale gelmek
Kavâid
Kaideler; usuller; kurallar; yasalar
Kavi
Kuvvetli
Kaynak hakkı
Hak sahibine, bir başkasının arazisindeki kaynağın sularını almak ve kendi arazisine akıtmak (kullanmak) yetkisi veren bir irtifak hakkı.
Kayyum
Belirli bir işin görülmesi ya da bir malın veya malvarlığının yönetilmesi için sulh mahkemesince atanan kişidir.
Kazaî içtihatler
Mahkemelerde vermiş oldukları kararlarda bir sorunun çözümlenmesiyle ilgili olarak kabul edilmiş olan ilkelerdir
Kazaî karar
Yargısal karar
Kaza-î merci
Yargı organı; mahkeme
Kazai rüşt
15 yaşını bitirmemiş olan mümeyyiz bir küçüğün, ana ve babasının muvafakatiyle mahkemece reşit kılınması
Kazaî tefsir
Yargısal yorum
Kazanılmış Hak
Yürürlükte olan hükümlere göre bir kimse yararına sabit olan hak, müktesep hak, hakkımüktesep.
Kaziyye-i muhkeme
Kesin hüküm
Kazuistik
Önceden görülebilecek sorunları belirleyip bunlara ilşkin ayrıntılı çözüm üretme (juristische kasuistik = her hadiseyi hususiyeti zaviyesinden kavramaya çalışan hukuki hadisecilik)(Veli Kafes Hâkim-37658)
Keenlemyekün
Sanki hiç yokmuş gibi, sanki hiç olmamış gibi.
Ke-en-lem-yekün
Sanki yokmuş; hiç yokmuş; hiç olmamış gibi
Kefalet
Kefil olma; kefillik, bir kimsenin alacaklısına karşı, o kimsenin borcunun yerine getirilmesini sağlamak yükümlülüğü altına girmek.
Keff-i yed
Elçekme; vazgeçme; karışmama
Kemâl
Olgunluk; tamlık; eksiksizlik
Kerhen
Iğrenerek; istemiyerek; hoşlanmıyarak; zorla; zoraki
Kesb
Çalışıp kazanma; edinme
Kesbetmek
Kazanmak; edinmek; sağlamak
Ketmetmek
Gizlemek; saklamak; sır tutmak
Keyfiyet
Iş; durum; mesele
Kezailik
Aynı şekilde
129 tane sorudan 41 - 80 arası gösteriliyor
Geri1 - 2 - 3 - 4İleri
2815

Hukuki Terim

404

Kullanıcı

688338

Terim Arama